




2'NCİ Lig Beyaz Grup'ta son 5 maçını kazanıp 21 puanla zirveye yerleşen Aliağa FK yarın deplasmanda İnegöl Kafkas SK ile kozlarını paylaşacak. İnegöl İlçe Stadı'nda oynanacak maç saat 15.30'da başlayacak. Aliağa FK, 8 maçta 7 galibiyet ve 1 beraberlik alarak 21 puanla haftaya zirvede girdi. İnegöl Kafkaspor ise 8 müsabakada 5 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 yenilgiyle 16 puan topladı ve Play-Off hattında yer aldı.
Kaynak: DHA
2'NCİ Lig Beyaz Grup'ta son olarak deplasmanda Çorlu Spor 1947 ile 1-1 berabere kalıp galibiyet hasretini 3 maça çıkaran Menemen Futbol Kulübü yarın evinde Hatayspor'la karşılaşacak. İzmir Atatürk Stadı'ndaki müsabaka saat 15.00'te başlayacak. Topladığı 10 puanla haftaya 10'uncu sırada giren Menemen FK'da teknik direktör Tolga Doğantez, Hatayspor maçını kazanıp yeniden çıkışa geçeceklerini dile getirdi. Hatayspor ise eksi 5 puanla 17'nci basamakta yer aldı.
Kaynak: DHA
2'NCİ Lig Kırmızı Grup'ta son olarak evinde Ankaragücü ile 2-2 berabere kalan 5 puana sahip 14'üncü sıradaki Fethiyespor, yarın deplasmanda 12 puanlı 6'ncı basamaktaki 1461 Trabzon'un rakibi olacak. Ortahisar Yavuz Selim Stadı'nda oynanacak karşılaşma 13.00'te başlayacak. Fethiyespor'un başında çıktığı 2 maçta 1 yenilgi ve 1 beraberlik elde eden teknik direktör Mustafa Ceviz ilk galibiyet sevinçlerini yaşamak istediklerini dile getirdi.
Kaynak: DHA
TÜRKİYE Özel Sporcular Spor Federasyonu tarafından bu yıl ilk kez açılan ve 'atlı jimnastik' olarak bilinen 'para voltij' branşında özel gereksinimli çocuklar ve gençler, at üzerinde jimnastik yaparak rehabilitasyon süreçlerini de destekliyor.
Ankara'da Kırmızı Beyaz Spor Kulübü ve Çankaya Binicilik Kulübü'nün, para-voltij branşında mücadele eden lisanslı 13 sporcusu, her gün Altındağ Binicilik Kulübü'ne ait alanda antrenman yapıyor. Down sendromu, otizm ve mental yetersizlik tanılı çocuk ve gençler, at üzerinde jimnastik yaparak fiziksel ve sosyal gelişimlerini destekleyerek rehabilitasyon süreçlerine katkı sağlıyor. Özel gereksinimli sporcular, at üzerinde denge, koordinasyon ve konsantrasyon becerilerinin geliştirilmesine yönelik antrenmanlar yapıyor. Türkiye'de ilk para-atlı jimnastik kupası 2 Nisan'da Ankara'da düzenlenirken, sporcular gelecek yıl yapılması planlanan Türkiye Şampiyonası ve milli takım seçmelerine hazırlanıyor.
'ÇOK GÜZEL GELİŞİM SAĞLADILAR'
Özel sporcular antrenörü Didem Şaşmaz, para-voltij sporunun denge, koordinasyon ve konsantrasyon gerektirdiğini söyleyerek, "Dolayısıyla atın üstündeki atla senkronize hareketler, uyum, bu hareketleri yaparken bedenlerinin bu harekete adaptasyonu, alttan gelen müzikle atın ritminin uyumu, kendi hareketlerinin uyumu, bunların hepsini yan yana koyduğunuzda; denge, koordinasyon ve konsantrasyon anlamında çok güzel gelişim sağladılar. Madalya almak, bir spor branşında başarılı olmak ya da ödüllendirilmenin çok ötesinde çocukların bu konuda kendilerini başarılı hissetmeleri, özgüven duymaları, buradaki sosyalleşmeleri, kendilerini ifade etmeleri, burada bir takımın parçası olduklarını bilmeleri önemli. Kırmızı Beyaz Spor Kulübü ve Çankaya Binicilik Kulübü'nden sporcu olarak takımlar oluşturulmuş durumda. Çok ciddi bir gelişim kaydedildi. Sporcuların birbirlerine yardım ettiklerini ve sosyal olarak gelişimler gösterdiklerini gözlemledim" dedi.
'KENDİMİ ÇOK GÜÇLÜ HİSSEDİYORUM'
Down sendrom ve otizm tanılı Emre Deniz Orhan (10), atlarla kurduğu ilişkiden mutlu olduğunu söyleyerek, "Eğitmenimizin gösterdiği hareketleri at üstünde yapmaya çalışıyorum. Hareketleri doğru yapmam konusunda benimle ilgileniyor ve dikkat etmemi söylüyor. Eğitimlere başlamadan önce atımı selamlıyorum ve onunla sohbet ediyorum. Benim sözlerimi dinliyor. Bu spora başladığımda kendimi çok mutlu hissetim. Eskiye göre kendimi çok daha güçlü hissediyorum" ifadelerini kullandı.
'GELİŞİMİNİ GÖZLEMLEYEBİLİYORUM
Emre Deniz Orhan'ın babası Serhat Orhan ise oğlunun hayvanlara olan ilgisi nedeniyle atlı jimnastiğe başladığını ve yaklaşık 1 yıldır kulüpte çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, "Rehabilitasyon merkezimizin vasıtasıyla kulüple tanıştık. Şu an da severek geliyor. Hem denge koordinasyon grubunda veya mental anlamda bunların gerçekten işe yaradığını gördük. Denge ve koordinasyonun arttığını, kelime sayısının arttığını, kendine özgüveninin daha fazla olduğunu kendim gözlemledim. Eskiden dengede durması daha zordu şimdi daha iyi. Dilinin açılmasını da gözlemledim" dedi.
Kaynak: DHA
Erzincan'da yaşayan milli yamaç paraşütü sporcusu Kübra Cengiz, Avrupa şampiyonluğunun ardından Dünya Kupası'nda da altın madalya kazanmayı hedefliyor.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde yüksek lisans eğitimini sürdüren 23 yaşındaki Kübra Cengiz, 2-10 Ekim tarihlerinde Romanya'nın Uroi kentinde düzenlenen 9. FAI Avrupa Yamaç Paraşütü Hedef Şampiyonası'nda iki farklı kategoride kürsüye çıktı.
FAI tarafından düzenlenen ve 21 ülkeden 90'ın üzerinde sporcunun katıldığı organizasyonda kadınlar kategorisinde altın, gençler kategorisinde bronz madalya kazanan Kübra Cengiz, Türkiye'yi uluslararası arenada başarıyla temsil etti.
Yaklaşık 10 yıldır yamaç paraşütü yapan milli sporcu, bu sporla 13 yaşında babasının yönlendirmesiyle tanıştı. İlk yarışmasına Trabzon'da katılan Kübra Cengiz, üçüncülük elde ederek ilk kupasını kazandı.
"13 yaşında babam sayesinde paraşütle tanıştım"
Milli sporcu Kübra Cengiz, AA muhabirine, yamaç paraşütüne başlangıçta özel bir ilgisinin olmadığını ancak aktif spor geçmişinin bu alana uyum sağlamasını kolaylaştırdığını söyledi.
İlk uçuşunu tek başına gerçekleştirdiğini belirten Kübra Cengiz, şöyle konuştu:
"13 yaşında babam sayesinde paraşütle tanıştım. Aslında pek ilgim, bilgim yoktu. Kendisi yapmaya başlamıştı ve beni kursa yazdırdığını söyledi. Ben de kursa giderek orada öğrendim. Aslında pek bir sevgiyle başlamamıştım. Öncesinde sadece aktif sporculuğum vardı. Korkum ve tereddüdüm o yüzden yoktu. İlk uçuşumu da kendim yaptım. Babam pilot olmasına rağmen o cesareti bana sağ olsun verdi. Festival niyetine gittiğimiz Trabzon'da ilk yarışımı yaptım ve benim için çok zordu. İlk kupamı ve madalyamı da orada aldım üçüncü olarak ve ardından şükürler olsun ki hiç kupasız ve madalyasız yarışım daha geçmedi."
Sporculuğu döneminde en büyük desteği ailesinden ve ekip arkadaşlarından gördüğünü ifade eden Kübra Cengiz, elde ettiği başarıları anlattı.
Hedef, Dünya Kupası'nda şampiyon olmak
Kübra Cengiz, şunları kaydetti:
"Yamaç paraşütü aslında olimpik bir branş değil. Ekstrem bir branş ve fiziğin genellikle kanadın üzerinde etkisi olduğunu gördüğümüz bir branş. Olimpiyat olarak değil de biz Dünya Kupası olarak değerlendirdiğimizde, hedefim ülkemi tekrardan en iyi şekilde temsil edebilmek ve Dünya Kupası'nda şampiyon olmak. En büyük hedeflerimden biri de yaptığım sporda ülkemi temsil edecek daha nice sporcular yetiştirmek ve milli takım antrenörü olup geleceğe çocuklar yetiştirebilmektir. Her zamanki gibi Dünya Şampiyonası'nda veya adı bilinmeyen birçok yerde bizim her zaman hedefimiz, ay-yıldızlı bayrağımızı en iyi yerde, göklerde, olması gereken tek yerde hem dalgalandırmak hem de marşımızı tüm milletlere okutmaktır."
Doğu'da yaşayan bir kız çocuğu olarak kolay şartlarda yetişmediğini dile getiren Kübra Cengiz, şöyle konuştu:
"Annem ve babam her daim yanımdaydı, hiç kimseye ihtiyacım olmadı bu yüzden. Varlıkları yeterli. Hiçbir zaman bir kız çocuğunu yalnız bırakmayın. Onun bir babaya ve her zaman ona neyin doğru, neyin yanlış olduğunu gösterecek bir anneye ihtiyacı var. Nice ailelere nice şampiyonluklar dilerim."
Kaynak: AA